Home / Taşlar Hakkında  / Taşların Tılsımları

Taşların Tılsımları

AMETİST (MORYAKUT)

Ametist sözcüğü Yunanca’ da “sarhoş olmayan” anlamına gelen sözcükten türetilmiştir. Ametist taşına ayrıca “Piskopos Taşı”, “Hayırlı Taş”, “Tedavi Taşı”, “Huzur Taşı” ve “Aşk Taşı” da denmektedir.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır ;

• Bu taşı üzerinde taşıyan kişinin sarhoşluktan koruyacağına,
• Ametist taşı taşıyan bir kimsenin içkiden etkilenmeyeceğine, içine ne kadar zehir katılmış olura olsun o kişinin zarar görmeyeceğine,
• İnsanın kanından alkolü çekip alacağına,
• Tedavi Taşı olarak bağışıklık sistemindeki zayıflıklara karşı koruduğuna,
• Bazı kimseler üzerinde ametist taşımanın kan pıhtılarına ve kansere karşı koruma sağladığına İnsanı strese ve şiddete, korkulara karşı koruduğuna,
• Yatakta bulundurulduğu taktirde uykusuzluğa iyi geleceğine Kişiyi hırsızlara karşı koruduğuna,
• Sevgililer gününde sevgililerin birbirlerine verebilecekleri en güzel hediye olduğuna inanılmıştır..

OPAL

Opal sözcüğü sanskritçede “Değerli Taş” anlamındaki upala’ dan türemiştir. Opale ayrıca “Gökkuşağı Taşı” ve “Göz Taşı”olarak da bilinmektedir. Gevrek dokusu ve değişken renkleri nedeniyle iyi şans getirdiğine inanmayanlar olduğu kadar, iyi şans getirdiğine inanan insanlarda bulunmaktadır.

Olumlu ve olumsuz olarak bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar ;

• Sadakat sembolü olmadığına,
• Talihsizlik getiren bir taş olduğuna,
• Güvensizliğe ve düşmanların eylemlerine karşı korunmak için taşındığına,
• Negatif duyguları emdiğine ve depresyona, duygusuzluğa ve strese koruma sağladığına,
• Göz hastalıklarına karşı etkili olduğuna Umudu arttırma gibi bir özelliği olduğuna inanılmıştır.

ELMAS

Elmas sadece “bir kadının en iyi dostu” değildir. Taşların en sertidir. Bu taş ayrıca “Kristallerin Kralı” olarak da bilinmektedir. Elmasın daha fazla etkili olması için altın içinde bulundurulup vücudun sol yanında bulundurulması gerektiğine inanılır.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır ;

• 11. yüzyıldan beri erkeklere savaşta sihirli koruma sağladığına ve doğal olarak yenilmezlikle ilişkilendirildiğine,
• Delilikten, başarısızlıktan, zayıflıktan ve korkaklıktan korunmada yaralı olduğuna, İnancı, ilhamı, dayanıklılığı ve konsantrasyonu güçlendirdiğine,
• Bu taşı takanı büyüden, zehirden, vebadan, karabasandan, öfkeden, dost kaybından ve başkalarının elinde oyuncak olmaktan koruduğuna, Kadın ve erkek arasındaki sevgiyi arttırma gücüne sahip olduğuna,
• Bu olumlu özelliklere nazaran çok büyük elmasların lanetli olduğuna (Regent, Koh-i Noor ve Hope Elmasları taş kendilerindeyken sahiplerine akla gelebilecek her türlü talihsizliği getirmişlerdir.),
• En karanlık tarihçesi olan Hope Elması’ dır. Sahipleri ya da elması takanların başlarından şunlar geçmiştir: İflas, Büyücülük ve çocuk kurban etmeye karışmadan itibar kaybı, Linç ve kafası kesilme, Soygun ve ardından sefalet içinde ölüm, İdam, İntihar, Esrarengiz ölümler, Evlilik ardından sefalet içinde ölüm İntiharla sonuçlanan delilik, İflas, Cinayete kurban gitme, Uçurumdan aşağı atılarak öldürülme, Taht kaybı, Boğularak ölüm, Elması almaya giderken Titanik’ in batmasıyla ölüm, Elması satın aldıktan kısa bir süre sonra ana, oğul ve iki hizmetçinin ölümü Delirme, Kız evladın intiharı, Bıçaklanarak ölüm olarak sıralanır.

LAPİS LAZULLİ

Renginden dolayı göklerin sembolü olarak kabul edilen bu taşa “ Göklerin Taşı”, “Gece Taşı” ,“Gerçek Taşı” , “Durdurma Taşı” ve kimi zaman ise “Çocuk Taşı”olarak da bilinmektedir.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Taşın takanı her türlü zarardan koruğuna, Depresyondan, üzüntüden ve kederden uzaklaştırdığına,
• Sadakati, Sevgiyi ve ruhsal duyarlılığı arttırdığına,
• Larcivert rengi mavi gözle ilişkilendirildiği için göz hastalıklarına karşı koruma sağladığına,
• Küçük çocukları korkudan ve solunum yolları hastalıklarından uzak tuttuğuna,
• Eski Mısır’ a çocukları ensestten ve neden olduğu ruhsal bozukluklardan koruduğuna,
• Utangaçlık ve içekapanıklığı önlediğine Otistik çocuklara yardımcı olduğuna,
• Çocuk düşürmeye karşı koruduğuna inanılmıştır.

ZÜMRÜT

Zümrüte kimi zaman “Koşulsuz Aşk Taşı” adı da verilmiştir. En iyi etkiyi elde etmek için boyuna takılmalı ve göğüs üzerine yerleştirilmesi gerektiğine inanılır.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Bu kristalin yeşil olduğu için yağmur yağdırdığına,
• Ekolojik bilincimizi arttırdığına,
• Yaratıcılığı, hayal gücünü, refahı, belleği ve zekayı da güçlendirdiğine, Kısırlıktan koruduğuna,
• Kötü ruhları uzak tuttuğuna,
• Bu taşı takanın sevme yeteneğini koruduğuna,
• İnsanı hastalıklardan koruduğuna (özellikle dizanteri, göz hastalıkları, cüzam, sara ve zehirlenme),
• Doğum yapan anneyi sancıdan ve güç doğumdan koruduğuna,
• Bazı İslam ülkelerinde zümrüt tılsımının gücünün, üzerine Kuran’ dan bir ayet yazılarak daha da arttığına, Sol kola takılan zümrütün yılanlardan koruduğuna inanılmıştır.
• Bu iyi inanışların yanı sıra Hıristiyan kilisesi yeşil renkten hoşlanmamış ve zümrütü şeytanın taşı olarak görmüştüsr. Bahar ve doğurganlık rengi olduğu ve birinin adı “Zümrüt Taşı Prensi” olan çeşitli pagan tanrılarıyla ilişkilendirildiğinde dinin ilk kurucuları zümrüte iyi gözle bakmamışlardır. Ancak hoşnutsuzluk, değerli bir taş ya da Koruyucu bir tılsım oluşuna pek zarar vermemiştir.

YEŞİM

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Akıl hastalıklarına, dahili hastalıklara, göz hastalıklarına ve doğum sancılarına karşı koruma sağladığına,
• Bu taşı takanı çok zengin yapacağına,
• Yarasa ve leylek şeklindeki Yeşim taşlarının takanı erken ölüme karşı koruduğuna,
• Düğünlerde sonsuz sevgi sembolü olduğuna inanılmıştır.
Çin’ de çok değerli bir taş olarak kabul edilen yeşim taşı, bir efsaneye göre büyük Çin Ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumlarının donmuş biçimidir. Şimdi bile bazı Çinli işadamları ellerinde yeşimden tılsım tutmadan önemli bir alışverişe gitmezler.
Bu koruyucunun en garip yanlarından biri Kolomb’ un gelişinden önce Amerika kıtasında kullanılmakta olmasıdır. Avrupa’ dan bu yeni topraklara gelen İspanyollar yeşim taşından tılsımların özellikle böbrek hastalıklarından korunmada çok yararlı olduğuna inancını taşıyorlardı. Yeni Dünya yerlileri olan Kızılderililer’ in böbrek rahatsızlıkları ve safra kesesi taşları için yeşim tılsımlar taktıklarını görünce şaşırmışlardı. Bu olağanüstü rastlantı açıklanamamıştır.

YAKUT

Bütün taşların en değerlilerinden kabul edilen Yakuta “Soyluluk Taşı” ve “Değerli Taşların Efendisi” de denilmektedir. Burma’da takı olarak kullanılmak yerine yakut sahibinin etine veya dişine yerleştirilerek daha fazla güç vermesi sağladığına, bu şekilde kullanıldığında kişiyi savaşta yaralamaktan koruduğuna inanılmıştır.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• İnsanı mutsuzluk, talihsizlik, kavga, küçümseme, kötü düşünceler, düşman saldırısı,zehir,hastalık,zihinsel bozukluklar,cinsel aşırılık,erken ölüm, fırtına ve sel gibi durumlardan koruduğuna,
• Tasa, endişe, kuşku gibi insanın içine huzursuzluk salan duygulara karşı etkili olduğuna inanılmıştır.

SAFİR

Lapis Lazulli gibi bu taş da gücünü, gökleri temsil ettiği renginden alır. Bu taşa “Yıldız Taşı” veya “Kader Taşı” da denilmektedir. Safirin bulutsu bir biçimi ve şeffaflığı vardır, parlatıldıktan sonra belirli bir ışıkta bakıldığında altı köşeli bir yıldız görülür.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Kötülükleri uzaklaştırdığına,
• Hilekarlığı sezmede, büyülere karşı koymada etkili olduğuna,
• Düşmanı sindirdiğine,
• Göz hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiğine,
• Taşın doğruluk ve namusluluk erdemleri taşıdığına ve taşıyanın masumluğun kaybına karşı koruyacağına,
• Sevgilileri koruyan özel güçlere sahip olduğuna inanılmıştır.

AQUAMARİNE

Bu taşa “Cesaret Taşı”, “Sakin Taş”, “Kahin Taşı” da denilmektedir. Renginden dolayı denizcilerin gözde tılsımlı taşıdır. Ayrıca kristalleşmiş deniz suyunu andıran şeffaf yapısından dolayı kahinlerce geleceği görmek için kullanılmıştır.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Zihin açıklığı verdiğine, Bu taşı takanı sakinleştirdiğine ve günün stresinden koruduğuna,
• Günümüzde ise uyuşturucudan uzak tutacak bir tılsımı olduğuna,
• Sahiplerine özellikle ölüm karşısında cesaret verdiğine, İnsanı gereksiz karamsarlıktan da kurtardığına,
• Denizcileri okyanusun tehlikelerinden kurtardığına,
• Balıkçılara verimli av sağladığına inanılmıştır.

TOPAZ

Topaz ”Bereket Taşı” , ”Aşk Taşı” ve “Güç Taşı” olarak da bilinmektedir.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Körlüğü ve vebayı iyileştirdiğine,
• Pek çok rengi olan Topazın sağlıksızlıktan, korkaklıktan ve namussuzluktan koruduğuna,
• Nazardan korunmak için sol kolda taşınması gerektiğine,
• Bu taşı takan iki aşık arasına girebilecek bir soğukluktan koruduğuna inanılmıştır.
Roma imparatoru Hadrian’ ın en sevdiği taş Topazdı. Parmağındaki tılsımlı yüzükte üstünde Tanırını doğaya galebe çalacağı yazılı bir topaz vardı.

TURKUVAZ

Turkuvaz “Türk Taşı”, “Talih Taşı”, “Atlı Tılsım” , “Tanrıların Taşı” olarak da bilinen bu taş taşlar arasında en popüler olanıdır.

Bu taşın tılsımlarıyla ilgileriyle çeşitli inanışlar vardır;

• Zehre, panzehir ve hastalıklara merhem olduğuna,
• Sahibini başarısızlıktan, yoksulluktan koruduğuna,
• Hayvanları zarar görmekten koruduğuna,
• Bu taşı taşıyan bir binicini atından düştüğü taktirde zara görmeyeceğine inanılmıştır.

İNCİ

Bir incinin oluşumu, istiridye gibi çift kapaklı bir yumuşakçanın içine giren bir kum zerreciği ile başlar. Bu rahatsızlık veren nesneyi içinden atamayan yumuşakça, onu dümdüz yapacak olan koruyucu bir salgıyla çevresini kaplar. İşte bu , rahatsızlığı ortadan kaldıran pürüzsüz küre, incidir.

 

Üzerinde inci bulunduranlara yapılan bir uyarı, bunların istiridyelerin yumuşak dokuları üzerine sert kum taneciğinin sürtünmesi nedeniyle duyduğu acıdan akıttığı sembolik gözyaşları olduğudur. Bu da bazılarını “çok gözyaşı dökmek” zorunda bırakacağı anlamına gelebilir. Bu nedenle bazı kimseler (özellikle aşıklar) inci takmaktan kaçınmışlardır. Ancak genel olarak gümüş içine yerleştirilmiş bir tek inci, en etkili koruyucudur.

 

İstiridyenin kabuğu sedefe de inciyle olan ilişkisi nedeniyle sihirli nitelikler yüklenir. Sedeften yapılan tılsımların kötü ruhlara, zehirlenmeye karşı insanı koruduğu, hastalıkları iyileştirdiği söylenir. Sedeften tılsımın evlilikten önce kadınların bekaretlerini korumasına yardımcı olduğu söylenir.

Değerlendirme
YORUM YOK