Home / Teknoloji  / Zamanın ruhunu yakalamak…

Zamanın ruhunu yakalamak…

The Trendbook Giriş Yazısı 2018

Paola DE LUCA

Gelecek tüm artı ve eksileriyle, beklenti ve hayal kırıklıklarıyla burada. Güncel tarihi senaryo kritik konuları ele alıyor ve ilerisi için herhangi bir tahmin yürütmek hayli zor. Olaylar sıklıkla ve hızlıca değiştiği için kesin olan tek şey geçmiş gibi görünmekte…

Bu Dönemler teknoloji, bilimsel inovasyonlar ve geçmişin tekerrürleri, orijinallik ve kurgusal hafızalar, online ve offline haller arasında gidip gelmekte.

 

Bu Digital Çağ sonrası dönemde, içinde bulunulan kaostan az da olsa bir anlam çıkarmaya çalışan Modernist ve Post-Modernist toplumun paralelliğini keşfe çıkmış durumdayız.

 

Avant-garde akım 1930’lardan 1960’lara Retro-Fütürist Görsel Sanat ve Kültürden ilham almakta. Toplum ise nostaljik ve metafiziksel mekanlardan yeni bir optimizm dalgası bulmanın peşinde.

 

Anılar toplayıp arşivlemek bir aktivite olmaktan çıkıp akım haline geldi.

 

Tüm topluluklar bilinçsiz bir dürtüyle online ve offline anılar toplayarak insanlık mirasını oluşturuyor.

 

3. nesil ekonomide, büyük veri çağında, pazarlamacılar online sosyal medya mecralarının ardında gizlenmiş, bahsettiğimiz Google bile değil, ‘yeni kalabalık’ ile iletişime geçme peşinde.

 

Bu uçsuz bucaksız alanda, Mücevher Sektörü Kültürel Yeni Devrim’le mücadelede ve bilinmeyen müşteriye ürün satma karmaşasında. Tüketim Kültürü ise birçok iş ve markanın gelişiminde hala kabul görememiş ve anlaşılamamış durumda.

 

Eski nesil mücevherciler hala geçen yüzyılın iş yapma pratiklerini uygulamakta ve başarısız olmakta.

 

Oyunun kuralları değişti, artık blogger ve influencerlar takipçileri tarafından seçilmiş küratörler ve iş dünyasının yeni brokerleri.

 

Tüketiciler satın almak veya bilgi toplamak için online verilere her yerden ulaşabilmekte ve bunu yaparken de markalardan artan bir şekilde sıra dışı deneyimler beklemekte.

 

Tüketim Kültürünü anlayarak, ‘gram ve karat odaklı’ yaklaşımlardan ziyade, bakış açısını değiştirmek ve tüketiciyle direkt diyalog yaratabilmek asıl anahtar. Gramlar ve karatları satmak tüketicinin dilini ve zevkini anlayabildikten sonra çok kolay.

 

Kurallar bozuldu ve bu biraz ürkütücü.

Bağımsız tasarımcılar moda da olduğu gibi mücevher sektöründe de segmentlerini genişletmekte. Lois Vuitton örneğin, lüks markalarını revize edebilmek adına adı duyulamamış genç yetenekleri Tasarım Departmanının başına geçirmekte.

 

Küçük butikler, dijital medya platformlarının gücünü, yeni niş dağıtım kanallarını yaratarak ve hayal bile edemeyecekleri Pazar ve müşterilere ulaşarak, hayli hızlı ve esnek şekilde kavramış durumda.

 

Fuar organizatörleri yer satmanın artık amacına ulaşmadığını görerek, yeni formatlar arayışındalar; pazarı eğitmenin, iletişime geçmenin ve bağ kurmanın daha ötelere gitmesi gerektiğini anladılar.

 

Daha ötelere gidebilirse eğer, online ve offline Showlar, sergileyenlerle alıcıların buluştuğu ve Ürünlerin stil fikirleri, tüketici profilleri ve Pazar öngörülerinin topladığı melez bir yön bulacak.

 

Önümüzdeki sezonlara bakıldığında, Tasarım geçen asrın erken dönem optimizmini yakalamaya çalışan Zamana Yolculuk hissiyle sınır boyutlarını aşmaya çalışacak.

 

Tasarım ve Görsel elementler bizi gülümsetecek yeni dalga Retro-Fütürist 1930’lar 60’lardan alınıyor.

 

Yeni bir Art-Deco zarif bir elegantlık getirerek devam etmekte; yenilenmiş bir ikon ve replik övgüsü ve yeni bir High Pop ve Barok etkileşimi ortaya çıkmakta.

 

1970’lerin Western moda teması lüks Androjen Hippi Görünümünden elementleri ilham almakta.

 

Egzotik elementler ve siluetler modern dijital dokunuşlarla harmanlanmış. Erken dönem Vintage Akımlardan çeşitli tatlar barındırmakta.

 

Bu dönem tam bir ikilem; Geçmiş ve Gelecek, Fitnes ve Couture, Romantik ve Alemci…

 

Gelecek sezonlar, toplumun hayatta kalma mücadelesini yansıtan, elimizden kayıp giden en büyük hediyeyi yani Şimdi’yi anlamaya çalışırken Geçmişe ve Geleceğe yapılan bir yolculuk olacak.

Değerlendirme
YORUM YOK

Sorry, the comment form is closed at this time.