Home / RÖPORTAJ  / Etkilenmeden, kendi karakteristik tasarımlarınızı yaratmalısınız

Etkilenmeden, kendi karakteristik tasarımlarınızı yaratmalısınız

Mücevher İhracatcılar Birliği’nin (JTR) düzenlediği 11’nci Mücevher Tasarım Yarışması öncesi karşılaştığımız Cosimo Vinci, sohbetten dönen röportajda oldukça kısa, ama bir o kadar da altı çizilmesi gereken sözler sarf etti. Cosimo Vinci ile röportajın detayları şöyle:

Öncelikle burada olma sebebinizle başlamak istiyorum. JTR ile çalışma süreci nasıl gelişti?

 

Mustafa Kamar, bendeki yeteneği keşfetti. Ben 2018 yılında ilk kitabımı çıkardığımda (Jewellery Illustration and Design: Techniques for Achieving Professional Results) editoryal açıdan, projeden ve içeriğine bakarak kitabın genelinden çok etkilendi. Bunun üzerine mücevher tasarlamakla ilgili ileri seviye bir kurs düzenleme konusunda fikir birliğine vardık. Süreç çok doğal gelişti. İki profesyonel insanın, bir projede aynı doğrultuda düşünmesi olarak özetlenebilir.

 

Bu projeden sektördeki herkesin çok memnun olduğunu söyleyebilirim; özellikle kursa katılanlar. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

 

Bu durum beni de çok heyecanlandırıyor. Bende birazcık Türklük de var çünkü. İtalya’nın güney bölgesinde doğdum. 100 yıl boyunca Osmanlı hükümdarlığı altında yaşamış bir bölge. Bu sebeple, bir tarafımın da Türk olduğunu düşünmüşümdür hep.

 

Türkiye’de bulunmak sizi nasıl etkiliyor, kültürümüzden ne çıkarımlar yapıyorsunuz?

 

Beni şu an payetlerle süslü bir şekilde görüyorsunuz; ama içimde çok sade bir insan var. İnsancıl noktalar üzerinde durmaya önem gösteriyorum. İş hayatının da bu insani tarafla ilerlemesi gerektiğine inanıyorum. Nasıl ki Marco Polo yolculukları ile kültürleri dairesel bir biçimde etkiledi. Ben de buradaki kültürel öğeleri aynı şekilde harmanlamayı hedefliyorum.

 

Peki, Türk takı tasarımcılarını nasıl buluyorsunuz?

 

Oldukça yol kat ettiklerini düşünüyorum. Gözlerinden ateş saçan genç tasarımcılar var. İtalya’da her şey ivmesini yitirmeye başladı. İtalya’da tamamen kaybolan ilerleme isteği, Türkiye’de ise herkeste var. Ekonomik krize rağmen Türkiye enerjisini ortaya koyabiliyor. Asıl anahtar kelime yapma isteği. O da burada son derece mevcut.

Türkiye’deki takı sektöründe ve Türk tasarımcılarda gördüğünüz eksiklikler, keşke olsa dediğiniz şeyler var mı?

 

En büyük eksik; yöreseli globale taşıyamama. İçinizde var olan değerleri, uluslararası bir düzeye taşımak konusunda büyük eksiklikler görüyorum. Türk olmaktan daha fazla gurur duyarak, bu zengin kültür içerisindeki değerleri alıp, özümseyerek global düzeyde yansıtmanız gerek. Hiçbir yerden etkilenmeden, kendi karakteristik tasarımlarınızı yaratmalısınız.

 

Tek cümleyle özetlenebilecek en büyük eksiklerden birisi de: Firmaların tasarımcılara daha fazla değer vermesi gerekiyor.

 

Bundan sonra başka projelerle de ülkemizde bulunacak mısınız?

 

Kesin bir şey olmasa da şu anki kursun bir ileri seviyesi ya da bu seviyenin tekrarlanması adına İMMİB ile konuşuyoruz. Henüz kesin bir sonuç yok.

 

Hem size hem de tercümanlığınızı üstlenen Tolga Bayraktar’a teşekkür ederiz.

 

Ünlü İtalyan tasarımcı Cosimo Vinci’nin, devam eden mücevher tasarım eğitimi için Temmuz ayına kadar, sık sık İstanbul’da olacağını da hatırlatmak isteriz.

Haber: Gonca Çipe & Enes Aydemir

Değerlendirme
YORUM YOK

Sorry, the comment form is closed at this time.