Home / Vitrin Mühendsliği  / Doldur, boş kalmasın!

Doldur, boş kalmasın!

Geçtiğimiz Mart fuarında vitrinlere bakakaldık. Tek tek gezerek, sunumdaki başarıya odaklanmak istedik. Detaylar yazımızda…

Kuyumculuk sektörü, tamamen görsele yönelik bir sektör. Mağaza ve dükkanların her zaman modern dizayn edilmiş, müşteriye rahat bir alışveriş ortamı sunan, dizayn anlamında da ürünleri çok iyi yansıtabilecek bir yer olmasını gerektiriyor. Tabi ki bu gereklilik dekorasyonun dışında vitrinler için de geçerli bir durum.

Peki, ya fuarlar?

 

Fuar olgusunda ise mağazanızın bir nevi küçültülmüş bir hali olmalı. Fuara özel bir stant hazırlanırken, firmanızın ya da markanızın çizgisini yansıtmalı. Yani fuar, sizin markanızın adeta ‘yüzü’ niteliğinde.

 

Kuyumculuk firmaları, fuara hazırlanırken oldukça emek sarf ediyorlar; bu tartışılamaz bir gerçek. Üstelik, hazırlık süreci ve kurulum için ‘ışık hızında’ bir zamanları varken… Ama atladıkları veya hala geçmişten kalan alışkınlıklarını sürdürdükleri de bir gerçek.

 

Fuarlarda standa müşteriye çekecek olan ve ürünlerinize ilk rastladıkları yer olan “Vitrinler”, maksimum özen gösterilmesi gereken yerler. Eline geçeni koyduğunuz ve “Biz toptancıyız” diye bağıran vitrinler, gerçekten doğru mu? Onca teknoloji ve tasarımın içindeyken ve onca yurt dışı fuarlarında emsallerine rastlarken hem de…

 

Sade, şık, anlaşılır, müşterinin gözünü yormayacak, ama bir o kadar da sizin üretiminizi yansıtacak bir vitrin! Aslında olması gereken bu. Uzmanların uyarıları da bu yönde. İnsanın dikkat süresinin de 8 saniye gibi çok çok kısa olduğunu düşünecek olursak, hazırlanan vitrinlerin değil 8 saniye, dakikalarca bakılması gerektiğini söylemek mümkün. 25 Ayar olarak geçtiğimiz Mart ayında bu konuyu irdelemek istedik. Tüm fuarı gezdik. Vitrinleri tek tek inceledik. Muhteşem ürünlere sahip birçok firmanın, eski kafa ile vitrinleri hınca hınç doldurduğuna ve ürünlerinin o muhteşemliğini öldürdüğüne tanık olduk. Biz de dedik ki: “Doğru yapan ya da yapmaya çalışan hiç mi yok?” Bu sorunun peşine düştük…

So Chic

Aslında oldukça klasik bir vitrin tercih eden So Chic, bölümleyerek ve her bölümde de az ürüne yer vererek, müşterinin odaklanmasına olanak sağlamış.

Regold

Regold ise son zamanlarda oldukça popüler olan ham ahşap ile metali buluşturmuş. Doğa temasına yaptığı ufak göndermelerle de vitrinde bütünlük elde etmiş. Rahatlatıcı bir etki ile ürünleri görmek mümkün.

Besay

Besay’ın vitrini, aslında şanslı ürün grubunda. Çünkü oldukça renkli ve şirin ürünlere sahip olan Besay, bebek ürünleriyle dikkat çekiciydi. Bizce ürünleri daha azaltır ve farklı bir şekilde sunarsa, çok daha dikkat çekici bir hale gelebilir.

Roberto Bravo

Çizgi ve tema anlamında sektöre her zaman örnek olacak işlere imza atan Roberto Bravo, yine tarzından ödün vermemişti. Dikkat çekici olduğunu ve rağbet gördüğünü bilmekle beraber, biraz sadeleşse çok daha çarpıcı olacağı kanaatindeyim.

T&S Alyans

T&S Alyans ise farklı bir yorum getirmişti vitrinine. Az ürüne odaklanmayı sağlamaya çalışan firma, vitrin tasarımında metal detaylar tercih etmişti. Kelebek olmasaydı ya da sadece her bir plakada bir çift alyans olsaydı daha da şık olmaz mıydı?

Ve tartışmasız, fuarın en şık, en marjinal ve modern vitrinine geldik.

Piano Jewellery

Fuarda fısıltılara sebep olan Piano Jewellery vitrini, başlı başına üzerine düşünülmüş ve oldukça mesai harcanmış olduğunun kanıtıydı. Marka, bölümlere ayırdığı vitrinini, adeta “Oda” gibi düşünmüş, her birine farklı bir konu yerleştirmişti.

Vitrinlerde kullandığı kartonetlerin üzerinde sergilediği ürünler ile fazlasıyla dikkat çekici ürünlerdi.

Vitrinde ayrıntılar, detaylarda gizlenmişti.

Kıssadan hisse: İster fuarda ister dükkanda ister e-ticarette… Vitrin markanızın yüzü, özeti, sunumu. Daha fazla özen, çaba, emek istiyor. Eski kafadan (alışmışlıktan) çıkmak gerekiyor. Bizden söylemesi.

Yazan: Gonca Çipe
Fotoğraf: Enes Aydemir

Değerlendirme
YORUM YOK

Sorry, the comment form is closed at this time.