Home / Yarı Değerli Taşlar  / Ametist

Ametist

Eski Yunan düşünürü Aristoteles, “mor yakut” diye de bilinen yarı değerli bir taş olan ametist ile “ayıklık” arasındaki ilişkiyi, mitologyadan yola çıkarak anlatır: Şarap ve coşkunluk tanrısı Dionyson, onuruna düzenlenen bir bolluk ayininde sarhoş olmuş; tutmuş, Amethyst adında genç ve güzel bir orman perisine saldırmış. Kızcağız, umarsız, kendisini azgın Dionysos’ un elinden kurtarması için Erdemlik Tanrıçası Artemis’ e yalvar yakar olmuş. Tanrıça Artemis’ de, o saat, Dionysos’ un kaba saba ellerinde pırıl pırıl parıldayan bir mücevhere dönüştürmüş orman perisini. O zaman, Dionysos, ansızın ayılıvermiş ve yaptığından çok utanmış. Kendini bağışlatmak için, parlak taşa, en sevdiği şarabın menekşe rengini vermiş; bundan böyle, bu taşı taşıyan kadınlar ve kızlar benim sarhoşça saldırılarımdan korunacak, diye de ant içmiş. Gerçekten de, Yunan dilinde “sarhoş olmayan” anlamına gelen amethystos’ tan türeyen ametist adı, bu taşın insanı sarhoşluktan da, sarhoşlardan da koruduğu yolundaki eski bir inanıştan kaynaklanmıştır.
Ametist, başka bir söylencede de, zehirlere karşı koruyucu özellikleriyle anılır. Öyküye göre, bazı uğursuzlar, öldürmek istedikleri adama içine zehir attıkları bir kadeh şarap sunarlar; ama kadeh ametistten yapılmış olduğundan, zehir etkisini göstermez. O gün bugündür, ametistin, her türlü zehire karşı bağışıklık sağladığına inanılır.

 

Sağlık Taşı, Huzur Taşı ve aşk Taşı olarak da bilinen ametistin, insanları stres ve şiddetten koruduğu, korkuları yatıştırdığı, uykusuzluğa çare olduğu söylenir.
Şubat ayında doğanların uğur taşı sayılan ametistten, Yehova rahiplerinin göğüslüğünü süsleyen on iki taştan biri olarak Eski Ahit’te de söz edilir

ETİKETLER:
Değerlendirme
YORUM YOK