Home / ALTIN  / Altının Gizemi

Altının Gizemi

Altın… Gücün, zenginliğin, ihtişamın göstergesi… Kadim öğretilerin tanığı… Sembollerin dili… Mısır tarihinin sırlarla dolu dünyasına kapı aralayan el, firavunların mezarlarını süsleyen değerli maden… Savaşlar başlatan, savaşlar bitiren kıymet… Ve 7000 yıllık yolculuk…

Altını merak edenlerin ilk ulaştığı kelimelerden biri ‘’Simya’’ olur. Kimya biliminin temellerini attığına inanılan felsefenin amacı, kurşunu altına çevirmek ve ölümsüzlüğe ulaşmaktır.

Özellikle İskenderiye, simya hakkında yazılmış birçok esere ev sahipliği yapmıştır. Mısır, Çin, Hindistan, İran, sonrasında da İslam ülkeleri bu mistik öğretiyi sahiplenmiş, benimsemiştir. ‘’Söz gümüşse, sukut altındır.’’ cümlesinin, simyanın ezoterik algısına kaynak gösterilmesi bile olasıdır.

Orta Çağ Avrupa’sında ise matematik, fizik, astronomi gibi temel bilimlerin yanı sıra simya ile de ilgilenen Roger Bacon, bu öğretinin Hristiyanlıkla çeliştiğini iddia eden kilise tarafından hapse mahkum edilmiş, uzun yıllar tutuklu kalmıştır.

Simyanın, altına ve ölümsüzlüğe ulaşmak üzerine kurulu doktrinlerini incelerken; insanoğlunun sonsuza kadar var olma çabasına hak vermemek mümkün değil. Ama altına ulaşma arzusunu, çağlar boyu para birimi olarak altını kullanmasını, bunca itibarı bu elemente yüklemesini anlamak o kadar kolay değil.

Bugün, periyodik tabloya baktığımızda 118 element olduğunu görüyoruz. Son 4 tanesi 2016 yılında eklendi. Yaşayan, büyüyen bir elementler ailesinden bahsediyoruz. Peki, o halde bu 118 element içinde hangi özelliği altını bu kadar değerli kıldı?

 

Bu soruya verilebilecek en iyi cevaplardan birini, University College London’da kimya profesörü olan Andre Sella ile yapılmış bir röportajda bulabiliyoruz.

 

Profesör; tablodaki bütün elementleri, neden para yerine kullanılamayacakları, neden süs eşyası ya da mücevher olamayacakları konusunda değerlendiriyor ve kimyasal özelliklerine göre eleyerek altına ulaşıyor. Çok değerli bilgiler…

Özetle diyor ki Sella : ‘’Altının bu kadar değerli olmasının nedeni, kimyasal olarak ilginç olmamasından kaynaklanıyor. Altının bu durgun hali sayesinde (kolay reaksiyona girmemesi), karmaşık bir tasarımla yapılan bir altın timsah bin yıl sonra, Londra merkezindeki bir müzede hiç bozulmamış halde bulunabilir. Element eleme süreci, iyi bir para birimi ile ilgili bize ne anlatıyor? Altının; katı, taşınabilir, işlenebilir ve zehirleyici olmaması, adaletli bir şekilde az bulunması başarılı bir para birimi olmasını sağlıyor.”

 

Simya demişken, Simyacı’dan alıntı yapmamak olmaz:

 

‘’Bu ne? diye sordu savaşçı.

 

-Felsefe taşı ile Ebedi Hayat İksiri… Simyacıların büyük yapıtı… Bu iksirden içen kimse kesinlikle hasta olmaz ve bu taşın küçük bir parçası herhangi bir madeni altına çevirir.’’

 

‘’Deli misiniz siz? diye sordu delikanlı biraz uzaklaşınca. Onu neden böyle yanıtladınız?

 

-Sana hayatın çok basit bir yasasını göstermek için: Gözümüzün önünde büyük hazineler olduğu zaman asla göremeyiz onları. Peki, neden bilir misin? Çünkü insanlar hazineye inanmazlar.’’

 

Yazan: Gülcan Baran Turan

Değerlendirme
YORUM YOK